27 Şubat 2011 Pazar

Cafe Bi'yer !

Evet o sadece hatıralarda ve fotoğraflarda kaldı artık. Baykal sokakta koca bir yıkıntı halinde duruyor şimdi. Badana yaparken,fotoğraf seçerken,mobilya bakarken ki o heyecanlar molozlar altında bugün. Kocaman bir dozer hepsini yıktı. Ben bugün bir kez daha nefret ettim yaşadığım ülkeden,bu ülkenin polisinden,yasasından,hukuğundan ve insanından. Öğlen 3ten akşam 11e kadar sürer mi ifade almak?
Bu kadar kolay mı insanın ekmeğiyle oynamak diyordum,evet bu kadar kolaymış gerçekten. Bu soruyu sorarken Türkiye gerçeklerini hep unutmuşum ben,atlamışım orman kanunlarına göre yaşandığını. Gerçi ormanda bile bu kadar insafsızlık yoktur ama burada varmış.
Gitsem özlerim be İstanbul'u diyordum ama artık nasıl giderim nasıl götürürüm ailemi derdindeyim. Kesinlikle böyle bir ülke de yaşamak,böyle bir ülkede çocuk yapmak istemiyorum.
Sigara öldürür,pırasa öldürmez biliyorum.Sigara sinsi,acı dolu ve yavaş bir ölüme sebep olur bunu da biliyorum.
Herşeye rağmen artık babam gitse de sigara içsem doyasıya diye bekliyorum.Çok özledim onu,lanet kokusunu,ciğerlerime doluşunu falan.
Baba git nolur.

2 Şubat 2011 Çarşamba

9-8lik.

Hani bir laf vardır ya adın çıktı mı inmez diye,atalar bilmiş resmen.Ama artık yormak istemiyorum kendimi inandırmak için,ikna etmek için.Herkesin bir iradesi vicdanı var nasılsa.Hesaplaşmaları onlara bırakıyorum.Yorulmak üzülmek yok artık.
Öperim